En Etkili Çatlak Tedavileri

Deri Çatlakları Neden Oluşur ve Nasıl Tedavi Edilir
Deri çatlakları, toplumda özellikle kadınlar arasında oldukça yaygın görülen cilt problemlerinden biridir. Yapılan gözlemler, neredeyse her üç kadından birinin hayatının herhangi bir döneminde bu durumla karşılaştığını göstermektedir. En sık ortaya çıkma nedenleri arasında hızlı kilo alıp verme süreçleri, hamilelik, ergenlik dönemi ve hormonal değişiklikler yer alır. İstanbul Medipol Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Hülya Güçlüer Nacar’a göre deri çatlakları tıbbi adıyla strialar, basit bir yüzey problemi değil, derinin yapısal bütünlüğünü etkileyen bir skar yani nedbe dokusu türüdür. Bu durum, derinin orta tabakası olan dermisin yırtılması sonucu meydana gelir.
Deri Çatlaklarının Yapısal Özellikleri
Sağlıklı bir cilt yapısında kollajen ve elastik lifler oldukça önemli bir yere sahiptir. Normal deride yaklaşık yüzde seksen oranında kollajen ve yüzde dört oranında elastik lif bulunur. Ancak strialar oluştuğunda bu dengede ciddi bozulmalar meydana gelir. Kollajen lifler parçalanır, elastik lifler zarar görür ve cilt esnekliğini kaybeder. Bu nedenle çatlakların bulunduğu bölgeye dokunulduğunda, sanki deri incelmiş ya da o bölgede deri yokmuş hissi oluşabilir. Zaman içinde çatlakların rengi solabilir ve derinliği bir miktar azalabilir ancak tamamen yok olmaları mümkün değildir.
Stria Türleri ve Görülme Alanları
Deri çatlakları genel olarak iki ana gruba ayrılır. Yeni oluşan çatlaklar genellikle kırmızı ya da mor renkte olup stria rubra olarak adlandırılır. Zamanla bu çatlaklar beyazlaşır ve stria alba halini alır. Çatlaklar gebelik döneminde, ergenlikte hızlı boy uzaması sırasında, vücut geliştirme ile kas hacmi artan kişilerde, hormon tedavisi alanlarda veya bazı ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkabilir. Teorik olarak vücudun her bölgesinde görülebilse de en sık yağ dokusunun yoğun olduğu alanlarda oluşur. Karın, göğüsler, üst kollar, sırt, baldırlar ve kalçalar bu bölgelerin başında gelir. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla daha fazladır ve gebelik sürecinde kadınların yaklaşık yüzde yetmiş beş ila doksanında farklı derecelerde çatlak oluştuğu bilinmektedir.

Deri Çatlaklarının Psikolojik ve Estetik Etkileri
Strialar hayati risk taşımaz ve vücut fonksiyonlarını bozmaz. Ancak estetik açıdan rahatsız edici olmaları nedeniyle bireylerin yaşam kalitesini ve özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Özellikle yaz aylarında ya da açık kıyafetlerin tercih edildiği dönemlerde çatlaklar ciddi bir estetik kaygı yaratabilir. Bu nedenle pek çok kişi çatlak tedavisi için farklı yöntemlere başvurmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki strialar yüzde yüz tamamen ortadan kaldırılabilen bir durum değildir. Hangi tedavi yöntemi uygulanırsa uygulansın, ciltte bir miktar nedbe dokusu kalmaya devam eder ve cilt hiçbir zaman tamamen eski haline dönmez.
Klasik ve Destekleyici Tedavi Yaklaşımları
Deri çatlaklarının tedavisinde yıllar boyunca pek çok yöntem denenmiştir. Topikal retinoidler özellikle tretinoin içeren ürünler, cilt yenilenmesini destekleyerek çatlak görünümünü bir miktar azaltabilir. Bunun yanı sıra zeytinyağı, kakao yağı ve E vitamini gibi destekleyici ürünler cildin nem dengesini korumaya yardımcı olur. Mikrodermabrazyon uygulamaları da yüzeysel yenilenme sağlayarak çatlakların belirginliğini azaltmada destekleyici bir rol oynayabilir.
Fraksiyonel Lazer Tedavisi
Son yıllarda deri çatlaklarının tedavisinde en çok tercih edilen ve etkili sonuçlar veren yöntemlerden biri fraksiyonel lazer uygulamalarıdır. Dr. Hülya Güçlüer Nacar, bu yöntemi uyguladığı hastalarda genellikle üç seans sonrasında gözle görülür iyileşmeler elde ettiğini belirtmektedir. Fraksiyonel lazerler cildin hem üst tabakasına hem de dermis tabakasına etki eder. Lazer ışını cilt üzerine kontrollü bir şekilde dağılarak mikroskobik hasarlar oluşturur. Bu hasarlar, cildin kendi onarım mekanizmalarını harekete geçirir ve yeni kollajen ile epidermis oluşumunu tetikler. Özellikle beyazlaşmış ve deforme olmuş çatlaklarda yaklaşık yüzde elli oranında iyileşme sağlanabilmektedir. Seanslar genellikle altı hafta aralıklarla uygulanır.
Dermaterapi Yöntemi
Dermaterapi, dermaroller adı verilen ve üzerinde yüz doksan iki adet son derece ince çelik iğne bulunan özel bir cihazla uygulanır. Bu cihaz çatlakların bulunduğu bölgeye belirli bir teknikle birkaç kez uygulanır. Uygulama sırasında ciltte mikrokanallar açılır. Bu mikrokanallar, cilt altına açılan geçici kapılar gibi düşünülebilir. Açılan kanallar sayesinde büyüme faktörleri, biomimetik peptidler ve kök hücre ekstreleri içeren ürünler derinin orta tabakasına daha kolay ulaşır. Bu da kollajen üretimini ve doku yenilenmesini destekler. İşlem sonrası oluşan kızarıklık genellikle kısa sürede kendiliğinden kaybolur ve yöntem tüm cilt tipleri için uygundur.
PRP Yöntemi
Platelet Rich Plasma yani PRP yönteminde hastadan alınan kan özel işlemlerden geçirilerek trombositten zengin plazma elde edilir. Bu serum, çatlakların bulunduğu alanlara ince mezoterapi iğneleriyle enjekte edilir. Hastanın kendi kanından elde edilen büyüme faktörleri sayesinde ciltte yenilenme süreci başlatılır. PRP uygulaması özellikle lazer tedavileriyle birlikte yapıldığında daha başarılı sonuçlar verir. Genellikle altı hafta arayla üç seans uygulanması önerilir.
Karboksiterapi Uygulaması
Karboksiterapi, hem yeni hem de eski deri çatlaklarında uygulanabilen güvenli bir yöntemdir. Cilt altına verilen karbondioksit gazı sayesinde bölgesel kan dolaşımı artar, yeni kollajen üretimi uyarılır ve cilt kalınlığı zamanla artış gösterir. Bu süreç, çatlakların daha az belirgin hale gelmesine yardımcı olur.
Pulse DYE Lazer Tedavisi
Pulse DYE lazerler özellikle yeni oluşmuş kırmızı ve mor renkteki çatlaklarda etkili sonuçlar verir. Bu lazerler damar yapıları üzerine etki ederek kızarıklığı ve inflamasyonu azaltır. Ancak koyu ten rengine sahip kişilerde işlem sonrası lekelenme riski bulunduğundan hasta seçimi büyük önem taşır.
Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Her ne kadar modern yöntemler çatlak görünümünü azaltmada başarılı olsa da her hasta tedaviye aynı yanıtı vermeyebilir. Bazı kişilerde yeterli iyileşme sağlanamazken, koyu tenli bireylerde işlem sonrası pigmentasyon sorunları görülebilir. Bu nedenle tedavi öncesinde hastaların tüm riskler ve beklentiler konusunda detaylı şekilde bilgilendirilmesi büyük önem taşır. Uzmanlara göre en etkili yaklaşım, çatlaklar oluştuktan sonra tedavi arayışına girmekten ziyade, oluşmadan önce koruyucu önlemler almaktır.















